Friedrich Wilhelm Nietzsche
15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900
Alman filozof ve yazar. "Ebedi dönüş", "Amor fati", "Güç istenci" ve "Üst-insan" kavramlarını felsefe dünyasına kazandırmıştır. Çoğu edebiyat çevresince, Avrupa'nın en büyük yazarı olarak kabul edilmektedir.
Alman filozof ve yazar. "Ebedi dönüş", "Amor fati", "Güç istenci" ve "Üst-insan" kavramlarını felsefe dünyasına kazandırmıştır. Çoğu edebiyat çevresince, Avrupa'nın en büyük yazarı olarak kabul edilmektedir.
Böyle Buyurdu Zerdüşt'ten Aforizmalar
- insan, hayvanla üst-insan arasına gerilmiş bir iptir, -uçurum üstünde bir ip. ( sayfa 21)
- İyilere ve doğrulara bakın!en çok kimden nefret ediyorlar? Kendi değer levhalarını parçalayandan, bozandan, yasa bozandan: -oysa o, yaratıcıdır. (29)
- Dünyayı yitirmiş olan kendi dünyasını kazanır. (33)
- Bizi en çok görünmeyen eller eğer ve üzer. (45)
- Evet yaralanmaz, gömülmez bir şey var içimde, kayaları parçalayacak bir şey: bu benim istemim'dir -sessiz ilerler o ve değişmeden, yıllar boyu. (109)
- Ama yurt bulamadım hiç bir yerde: bütün kentlerde tedirginim ben, ve bütün kapılarda ayrılış.Son zamanlarda yüreğimin beni yönelttiği bugünün kişileri, yabancı ve alay gibi geliyor bana; bense sürülmüşüm ana yurtlarıyla babayurtlarından.(117)
- "Raslantı"; -yeryüzünün en eski soyluluğu; geri verdim onu her şeye, her şeyi ben amaç tuksaklığından kurtardım.(158)
- "özgürlük" diye böğürmeyi seversiniz hepiniz en çok; oysa ben, çevresinde çokca böğürme ve duman bulunan "büyük olaylara"a inanmayı unuttum. (127)
- Yeni değerler bulanların çevresinde döner dünya: sessizce döner.(127)
- Her bilgi, tedirgin bir vicdanın dibinde yeşermiştir şimdiye dek! Parçalayın, ey gören kişiler parçalayın eski levhaları!(191)
- Her şey gider, her şey geri gelir, sonrasızca döner varlık çarkı. Her şey ölür, her şey yine çiçeklenir; sonrasızca sürer varlık yılı. (208)
- Yalan söyleyemeyen, gerçeğin ne olduğunu bilemez.(275)
Ağaç bu yüksek dağda yalnız duruyor. Boyu, insan ve hayvanı aşmıştır. Eğer konuşmak isteseydi onu anlayacak kimse bulunmazdı. O, o kadar boylanmıştır. -Şimdi bekliyor ama-Neyi bekliyor? O, bulutlara yakın bulunuyor; galiba ilk yıldırımı bekliyor.
