Charles Robert Darwin
Charles Robert Darwin, İngiliz doğabilimci. Doğal seleksiyon ve evrim teorileriyle biyoloji bilimine damgasını vuran bilim adamı.
Evrim hakkındaki ilk görüşler
Evrim hakkındaki ilk görüşler
Darwin, türlerin zamanla yeni türlere doğru değiştiğini –yani şuan söyleyebildiğimiz şekliyle hayatın evrimleştiğini – söyleyen ilk doğa bilimci değildi. 18. yüzyılda Buffon ve diğer doğabilimciler, hayatın yaratılıştan bu yana değişmemiş olmayabileceği fikrini ileri sürmeye başladılar. 1700lerin sonlarına kadar paleontologlar, değişmeyen bir doğa ile tezat oluşturan bir geçmiş resmini ortaya koyan Avrupa fosil koleksiyonlarıyla doluydular. Ve 1801’de Jean Baptiste Pierre Antoine de Monet adındaki Fransız doğabilimci, Şövalye Lamarck, büyük bir kavramsal adım attı ve gelişmiş bir evrim teorisi ileri sürdü.
Lamarck bilimsel kariyerine bir bitki bilimci olarak başladı fakat 1793’te bir omurgasız uzmanı olarak the Musee National d’Histoire Naturelle (Ulusal Doğa Tarihi Müzesi)’nin kurucu profesörlerinden biri haline geldi. Solucan, örümcek, yumuşakça ve diğer kemiksiz canlılar üzerindeki sınıflandırma çalışmaları çağının çok ötesindeydi.
Kullanma ve Kullanmamaya Bağlı Değişim
Lamarck, zürafaların uzun boyunlarının giderek daha uzun yapraklara ulaşmaya çalışmaları sonucunda evrildiğine inanmıştır.
Çalıştığı pek çok hayvanın benzerlikleri Lamarck’ı düşündürdü ve büyüyen fosil kayıtlarından etkilendi. Bütün bunlar ona hayatın değişmez olmadığını düşündürdü. Yaşam alanları değiştikçe, canlılar hayatta kalabilmek için davranışlarını değiştirmek zorundaydılar: “Eğer bir organı geçmişte olduğundan daha çok kullanmaya başlarlarsa, o organın yaşam süresi uzar. Eğer bir zürafa yapraklara uzanmak için boynunu uzatırsa, örneğin bir “sinir sıvısı” onun boynuna akıp onu uzatır. Yavrusu da bu uzun boynu kalıtsal olarak miras alır ve birkaç nesil sonra devam eden uzama boynu daha da uzan hale getirir. Bu arada canlının kullanmayı kestiği organlar ise küçülür.”
Karmaşıklaşan canlılar
Lamarck’ın günümüzde bu denli meşhur olmasının nedeni öne sürdüğü iki mekanizmadan yalnızca biridir: Canlılar çevrelerine uyum sağladıkça doğa da onları karşı konulmaz bir şekilde basit formlardan giderek karmaşıklaşan formalara doğru iteler. Buffon gibi Lamarck da canlılığın kendiliğinden oluşum ile başladığına inanıyordu. Yeni ilkel hayat formlarının yaşam tarihi boyunca türediğini; günümüz mikroplarının basitçe “ yeni yetmeler” olduğunu iddia etmiştir.
Doğal Süreçler Yoluyla Evrim
Lamack, Cuvier ve diğer pek çok günümüz doğa bilimcisi tarafından saldırıya uğramış ve alay edilmiştir. Onlar Lamarck’ı bilimsel temelde eleştirirken pek çoğu da yaptığı işlerin teolojik içeriğinden rahatsız olmuştu. Lamarck, canlılığın günümüzdeki halini mucizevi müdahaleler yoluyla değil doğal süreçler sonucunda kazandığını ileri sürmüştür. İngiliz doğa bilimcileri özelinde bakıldığında kendileri doğal teolojinin etkisi altındaydılar ki bu ürkütücüydü. Onlar, doğanın, Tanrı’nın müşfik tasarımının bir yansıması olduğuna inanıyorlardı. Onlara göre Lamarck, kör ilkel güçlerin sonuçlarını iddia ediyormuş gibi görünüyordu. Lamarck , bilim camiasından uzak kalarak sefalet ve meçhullük içinde 1829’da vefat etti.
Fakat evrim kavramı onunla birlikte ölmedi. Fransız doğa bilimci Geoffroy St. Hilaire 1820lerde evrimsel değişimin farklı bir yorumunu savunacak, İngiliz yazar Robert Chambers 1844’te çok satan bir evrim iddiasını kaleme alacaktı: Doğal Yaratılışın İzleri . Ve 1859’da Charles Darwin Türlerin Kökeni’ni yayımlayacaktı.
Darwin’den Farkı
Darwin’in asıl iddiası pek çok açıdan Lamarck’ınkinden farklıdır. Darwin, yaşam tarihi boyunca karmaşıklığa doğru giden bir hattı kabul etmemiştir. Karmaşıklığın, temelde nesilden nesile yerel koşullara uyum sağlayan hayatın sonucu olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Ayrıca, türlerin yeni formlara dönüşmekten ziyade yok olabileceğini de öne sürmüştür. Fakat Darwin çoğunlukla Lamarck ile aynı evrim kanıtlarına dayanmıştır (yetiştiricilikte yapay seçilim ve işlevini kaybetmiş yapılar gibi). Ve Darwin, hata yaparak, bir canlının yaşam süresi içinde edindiği değişikliklerin onun yavrusuna geçebileceğini kabul etmiştir.
Lamarck Darwin
Kullanma ve kullanmama
Varyasyon
Edinilmiş karakterlerin iletilmesi
Soyaçekim
Artan karmaşıklık
Farklı hayatta kalma stratejileri
Yok olma yok
Yok olma var
Lamarckçı kalıtım, çoğunlukla bilim adamları kalıtımın nasıl işlediğini henüz anlayamadıkları için 1800ler boyunca popüler kalmıştır. Genlerin keşfiyle büyük ölçüde terk edilmiştir. Fakat, Darwin’in “yalnızca meşhur bir doğa bilimci” diye tanımladığı Lamack, biyoloji tarihinde evrimsel değişimi ilk tahayyül eden temel kişi olarak kalmaya devam etmektedir.
Darwin ve Evrim Teorisi |
Evrim hakkındaki ilk görüşler |
Sosyal Darwinizm |
Bilimsel Yönteme Giriş |
Evrim Teorisi Nedir? |
Evrimleşmeyi Sağlayan Düzenekler |
