Mevlana'nın Hocası Seyyid Burhaneddin

Biyografi » Bilim » Filozof » Mevlana » Mevlana'nın Hocası Seyyid Burhaneddin ::

Mevlânâ Celâleddin Mehmed RumiMevlânâ Celâleddin Mehmed Rumi

30 Eylül 1207 - 17 Aralık 1273
İslam ve tasavvuf şairi, filozof, Mevlevi'liğin lideri. Tüm dünyada aşkın, sabrın ve hoşgörünün sembolü olmuştur

Mevlana'nın Hocası Seyyid Burhaneddin-i Muhakkık-ı Tirmizi

Şöhret peşinde olmayan ve tek dileği etrafındakilerin de aydınlanmasını sağlamak olan Bahaeddin Veled, oğlu Mevlana'ya tasavvufu öğretmişti. Onu yetiştirirken, doğru yolu bulması, derin ve incelikli düşünebilmesi için sırlarını paylaşmıştı. Babasının vasiyeti, müritlerinin ısrarlı ricaları ve sultanın buyruğu üzerine Mevlana, ölümünden sonra Bahaeddin Veled'in yerine geçti. Ancak Mevlana, babasından sonra, Seyyid Burhaneddin'i buluncaya kadar bir yıl mürşidsiz kaldı.

1232 tarihinde babasının halifesi Seyyid Burhneddin-i Muhakkık-ı Tirmizi'nin Konya'ya gelmesiyle, Mevlana onun manevi terbiyesi altına girdi. Tirmizli olduğu için Tirmizi diye anılan Burhaneddin, Mevlana'yı o dönemde geçerli olan tüm İslam bilimleriyle ilgili olarak bir sınava tabii tuttu. Mevlana'nın oğlu Sultan Veled'in daha sonra İbtidaname (Başlangıç Kitabı) adlı kitabında da anlatacağı üzere Tirmizi sınav sonucunu açıklarken şu ifadeleri kullanacaktı: "Bilgide eşin yok; gerçekten seçkin bir ersin. Ne var ki, baban hal ehli (gönül ve ruh adamı) idi; sen kal ehlisin (söz adamı). Kal'i bırak, onun gibi hal sahibi ol. Buna çalış, ancak o zaman onun gerçek varisi olursun, ancak o zaman Güneş gibi alemi aydınlatabilirsin".

Tirmizi'nin bu tavsiyesinden sonra, Mevlana, samimiyetle, Seyyid Burhaneddin'i babasının yerine koydu ve gerçek bir mürşid bilerek gönülden, tam dokuz yıl ona hizmet etti. "Seyr-ü Sülük" denen tarikat eğitiminden geçtikten sonra Halep'e gitti. Yüksek ilimlerde daha çok derinleşmek için Halaviyye Medresesi'nde, fıkıh, tefsir ve usul ilimlerinde bilgin olan Adim oğlu Kemaleddin'den dersler aldı. Mevlana, Halep'teki öğrenimini tamamladıktan sonra Şam'a geçti. Burada, ilmi incelemeler yapmak için dört yıl kaldı ve bu süreçte Şam'daki alimlerle tanışıp, onlarla sohbet etme imkanı buldu. Eflaki'ye göre Tebrizli Şems ile ilk kez Şam'da tanışan Mevlana, sonraları Şems ile çok yakın arkadaş olacaktı.

Halep ve Şam Medreseleri'ndeki 7 yıllık öğrenimini tamamlayıp Konya'ya dönen Mevlana, Tirmizi'nin rehberliğinde nefsini yenmeye çalıştı, art arda üç kez çile çıkarttı, yani üç defa kırkar gün az yemek, az içmek, az uyumak ve vaktinin tamamını ibadetle geçirmek suretiyle nefsini arıttı. Üçüncü çilenin sonunda Seyyid Burhaneddin, Mevlana'yı kucaklayıp öperek; "Bütün ilimlerde eşi benzeri olmayan bir insan, nebilerin ve velilerin parmakla gösterdiği bir kişi olmuşsun... Bismillah de yürü, insanların ruhunu taze bir hayat ve ölçülemeyecek bir rahmete boğ; bu suret aleminin ölülerini kendi mana ve aşkınla dirilt." diyecek ve onu irşat ile görevlendirecekti. Mevlana, Mesnevi adlı eserinde bu süreçle ilgili şu bilgileri verecekti: "Piş, ol da bozulmaktan kurtul... Yürü, Burhan-ı Muhakkık gibi nur ol. Kendinden kurtuldun mu, tamamıyla Burhan olursun. Kul olup yok oldun mu sultan kesilirsin."

Tirmizi, bir süre sonra öğrencisi Mevlana'nın tüm ısrarlarına rağmen Konya'dan ayrılmaya karar verdi. Kaynaklar, Tirmizi'nin bu kararıyla ilgili Mevlana'ya şu açıklamayı yaptığını yazacaktı: "Buraya güçlü bir gönül aslanı yöneldi, sana gelecek. Ben de bir din aslanıyım. Biz birbirimizle geçinemeyiz, birbirimize ağır geliriz". Bu açıklamadan sonra Kayseri'ye giden Tirmizi 1241 yılında hayata gözlerini yumdu. Ölüm haberini aldıktan sonra Kayseri'ye giden Mevlana, hocasının bıraktığı kitapları da alarak Konya'ya geri döndü ve bu kitaplarla ders notlarını toplayarak, Tirmizi'den yaptığı alıntılarla Fihi-Ma Fih (Ne Varsa İçindedir) adlı yapıtını yazdı. Tirmizi'nin ölümünden sonra ona bağlı olanlar da Mevlana'nın çevresinde toplandılar, dolayısıyla Mevlana daha büyük bir halkaya hitap etmeye başladı. Bu dönemde Mevlana bir yandan Tirmizi'nin geleceğini söylediği "Gönül Aslanı"nı bekliyor, öte yandan Tirmizi'nin kaybının büyük üzüntüsünü yaşıyordu.

Tirmizi'nin kaybından sonraki beş yıl süresince medreselerde fıkıh ve din bilimi okutan ve vaizlerine devam eden Mevlana, bir ilim adamı olmuştu. Tefsir, hadis, fıkıh, lügat ve Arapça'yı öğrenmiş, babası, Bahaeddin Veled ve şeyhi Seyyid Burhaneddin Tirmizi'den aldığı eğitimle manevi olarak sağlam bir yolda ilerlemişti. Müridleri ve öğrencileri için çalışıyordu. Ancak, Mevlana'nın manevi alemdeki yükselişi sona ermemişti. Babasını ve şeyhini kaybeden Mevlana yalnızdı, dolayısıyla bu yükselişin tamamlanması, yalnızlığın da giderilmesi gerekiyordu.

Mevlana'nın Belh'ten Ayrılışı

Mevlana'nın Belh'ten Ayrılış ve Batı'ya Göç Süreci

Bahaeddin Veled ve Konya

Selçuklu sultanı Alaeddin Keykubat'ın ısrarlarıyla Bahaeddin Veled ve Mevlana Selçukluların başkenti Konya'ya yerleştiler.

Mevlana'nın Hocası Seyyid Burhaneddin

Mevlana'nın Hocası Seyyid Burhaneddin-i Muhakkık-ı Tirmizi

Mevlana ve Tebrizli Şems

Mevlana'nın Tebrizli Şems ile Karşılaşması

Selahattin Zerküb ve Hüsamettin Çelebi

En candan dostunu kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan Mevlana, Selahattin Zerküb'le arkadaşlık etmeye başladı.

Mesnevi

Mesnevi'nin yazılması çalışmaları yıllar boyu sürecek..

Mevlana'nın Felsefesi

Mevlana'nın Kişiliği ve Felsefesi

Mevlana ve Sema Dansı

Mevlana, İslam dinini, şiir, sanat, raks ve müzikle bir araya getirmiş..

Dünyada Mevlana

1997 yılından beri Amerika'da en çok okunan şair olan Mevlana'nın eserleriyle batının buluşması..

Mevlana'nın Eserleri

Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fih-i Ma Fih, Mektubat, Mecalis-i Seb'a..
| İletişim | Kullanım Koşulları | Kim Bu Tip © 2008
Mevlana'nın Hocası